1 Kas 2018

Mis Gibi Mim

Sevgili Sakura Mevsimi beni miss gibi bir mime etiketlemiş. Aşırı teşekkür ediyorum ve hemen yanıtlamaya geçiyorum:

1- Sihirli degnek elinizde.. İlk olarak ne yapmak 
isterdiniz?

Kendimi blr piremsese çevirirdim. Şaka şaka. Sürekli şık giyinmek zorundasın, kibar olmalısın falan filan. Ben gelemem öyle şeylere. Kot pantolon ve beyaz tshirtle aylarca dolasan prenses mi olur?

31 Eki 2018

29 Yılda Öğrendiğim 29 Şey

Neyse ki henüz 30 olmadım. Niye korkuyorum bilmiyorum yaşa takılmamak lazım aslında. Belki elle tutulur bir şey üretmediğim içindir. Ya da şimdiye kadar yaptığım şeylerin karşılığını para gibi somut bir kavram olarak elimde tutmadığım içindir. ya da idealist bir birey olarak başladığım üniversiteden bezgin bir işsizlik dönemine adım atmanın ağırlığındandır.

Belki yaşadığım bir dolu yanlış arkadaşlık ve sonrasındaki hayal kırıklıklarındandır. Belki de çocukluktan itibaren yaşanan acılarla, ölümlerle, panik ataklarla tek başıma ya da çok az insanla birlikte merhem olmaya çalışmak zorunda kalmaktan dolayı olabilir.

Bunun yanında güzel olarak nitelendireceğim o kadar çok şey oldu ki, eksileri arada bir görüyorsam, artıları daha sık görmeye başladım. Sanırım bu yaşlar kişiliğin ve kararların tam olarak oturduğu yaşlar. Ben ne istiyorum? Artık biliyorum. Nasıl bir karaktere sahibim? Artık biliyorum.

28 Eki 2018

İnsan Ne İle Yaşar - Mim


Şimdi efenim her ne kadar şu an işsiz bir birey olsam da işe yaramaz değilim elbet (diye her gün kendime hatırlatıyorum bunu). Pazar günü sendromu ve dinlencesi arasında yaşadığım bir karmaşa var. (Bir de birilerinin bakkala gidip ekmek alması gerek). Sabah aldım kahvemi elime, cam kenarına çöreklendim.  Çalışma odası tarlalara ve tepelere bakıyor. Gökyüzü daha geniş görünüyor. Oda her ne kadar en arkada ve en soğuk olsa da, kıçımın donmasına aldırmadan, keyif çatıyorum.

Sevgili Sessiz Kaldım' a uğradım ve mis gibi bir mim gördüm. Ve tabi ki hemen çarptım. Neden? çünkü araklamada bir dünya markasıyız. Konumuz: İnsan Ne İle Yaşar? 

Tolstoy' un kitabını okumuştum ve öyküleri aklıma nasıl kazınmışsa Michael' i unutamıyorum. Gel gelelim kitaplığımda hala durur ama bir kere olsun kitaptan bağımsız bir şekilde kendime: " Cidden be! İnsan ne ile yaşar hiç düşündün mü?" diye sormadım.

Mim' e Geçelim Mi? 

İnsan umutla yaşar, hayalle yaşar, elindekilere şükredip daha fazlası için çabalayarak yaşar mirim. (Kent hayatında bunların yanına parayı ve kendine ait bir evin olmasını da eklerdik ama hiç gelecek kaygısına sokmayacağım ne sizi ne de kendimi.) Zira gelecek kaygısı benim için, başa çıkması en zor konulardan biri..

Millet mevsim geçişlerinde depresyona girer, ben: " O hayalleri nasıl gerçekleştirecem ya, daha ay sonuna kıçımızı zor topluyoruz "  sıkıntısına giriyorum. Normal mi? Evet normal. Yaklaşık 2 senelik bir işsizlik sürecinden sonra, umudun yularını yeniden tutmak hiç kolay olmuyor. Hala ara ara yaşıyorum bu kaygıyı. (Özellikle kira ve fatura dönemi geldiğinde. Bunun yanında regl dönemleri de var ama artık alıştık o deliye. Bir şekilde kemer vuruyoruz)

27 Eki 2018

Sevgiliyle Yapılabilecek Aktiviteler

Kendime yaptığım listeleri malum biliyorsunuz. Tabi daha "ölmeden önce yapılacaklar listesi" ni paylaşmadım. onda yaklaşık 120 madde falan var üşenmezsem bir ara yazacağım (umarım)
Aylık listeye yediriyorum böylece aradan çıkarmış oluyorum onları. Ama zurnanın "zoort" dediği yere gelince liste miste hak getire.. Bildiğiniz üzere hatunlar olarak bu konuda bayrak sallıyoruz. Hafta sonu aktiviteleri olsun, ilişkileri canlandıracak aktiviteler olsun doldurur da doldururuz. Peki konu erkeklere gelince noluyor? (Tabi ki üçün biri). 

Misal hafta sonu napsak diye koca beye soruyorum. Sinema, mangal ve evde film izlemek dışında pek yaratıcılığını zorlamıyor. (Ben de monotonluğa çemkirmeden yaşayamam). Baktım olacak gibi değil, çiftlere özel aktiviteler araştırmaya koyuldum. (Evet onu da ben yaptım -.-)

İnternete, kablosuz ağa, elektiriğe, Tesla' ya bir kere daha dua ederek başladım Ulu Manitu Google' da araştırmaya. " Yok masaj gecesi düzenle, yok pıt pıt patlat, kuş gibi partnerine yedir" gibi fetiş fetiş şeyler karşıma çıkınca ulan dedim. Noluyoruz? Benim listeleri uyarlasam ya. (Şimdiden söyleyeyim o beğenmediğim şeylere çemkirirken, bir yandan hiç de yaratıcı olmadığımı göreceksin. Bende ki anca çene, anca ona buna b*k atmak)

Hadi daha fazla sövdürmeden kendime, listeye geçeyim:

- Sepeti, abur cuburu kapıp piknik yapmak

26 Eki 2018

Hareket Yapma Kralını Görürsün


Ya şu "Nah" işaretini neden kötü olarak algılıyor çoğu insan. (İyi Talih Kolyesini gördüğümden beri ona olan fikirlerim değişti) Hatta bence sevimli bir şey. Bir kere araya sıkışmışlığı temsil ediyor. Ya da Neşeli Günlerde "Nahh sana turşunun iyisi limonla olur. Limooooon - Sirkeeeee"' muhabbetinin ardından Ziya çıkacakmış gibi hissettiriyor bana. (gerçi orada hareket yapmıyor ama) Size de olmuyor mu öyle?
Altı üstü 4 adet kapalı parmağın arasına sıkışmış bir başparmak. Bence hiçbir zararı yok.

Arkadaşlarla buluştuğumuzda en az bir kere bu mevzu döner:

-Hayalperest izin verirse, koca beyini alıp bu akşam alemlere akalım diyoruz.
(Küçük bir nah hareketi, diğer elle gizli saklı şekilde karşı tarafa gösterilir)

-Burada mı yersin paket mi yapayım?

25 Eki 2018

Anonimsin Sen Anonim Kal


Ya bu (kısmen) özgürce yazdığımız platformlar ne zaman ifşa olmaktan kurtulacak? Ben bir yerde yanlış yapıyorum ama hala bulamadım. Bir şekilde birilerinin ellerine geçiyor. Şöyle bir dönüp bakınca hatayı kendimde aramam gerektiğine de karar verdim açıkçası şu an.

Hatam 1:

"Aaaaa baak ben blog yazıyorum" görgüsüzlüğüm.

Yahu yazıyorsan yaz ne diye bağırıyorsun? Madem tanıdık kimse görmesin diye telaş yapıyorsun o zaman tut o çeneyi. (çünkü onlara da buradan bazen sallıyorum) Ama yok. Ağzında baklagillerin binbir türlüsü ıslanmaz anam. Hemen tükür onu

Hatam 2:

Bazen fena halde "mikser" olmak

Yapılan haksızlıklara boyun eğmemek boynumuzun borcu amenna. Ee yazı yazmak da öfkeyi içinden atma biçimi olarak mükemmel bir araç.. Ama sana ne arkadaş seni üzen, gitmiş bitmiş birilerinin yaptıklarını, başkalarına anlatmak. Hayır anlatma arkadaş. Yıllaaar sonra ortaya çıkınca olduk mu sana "Günah Keçisi". Aferin.

24 Eki 2018

Her Şeyi Unut Ama Kamp Yapmayı Aslaaaaa


Daha yaratıcı bir başlık bulamazdım herhalde -.- Şu an Fasl'ı Beyoğlu- Kadifeden Kesesi açtım ve Tosun Paşadakiler gibi oynayarak yazıyorum. İçimde birikmiş bir şeyler atmalıyım. Öncelikle yazın ne yaptık? 

Malum otel fiyatları hayvan gibi pahalıydı. Zaten açıklama bile yaptılar gelmeyin her yer dolu diye. Ee bizim de köşede birikmiş falan yok, maaş da vergiye girdiği için bazen eksik alıyoruz. Dedik bu böyle olmayacak bari kalkıp yakın beldede denize gidelim. Gitmişken de sağı solu kontrol ettik kamp atabileceğimiz bir yer var mı diye. Bulduk da nitekim. Hafta sonları 3-4 kere daha gittikten sonra bize bir cesaret geldi ve çadırımızı aldık doooğğru kampa Şile' ye. Sonuçta hem "Micro Adventure listesi" nde hem "Ölmeden önce yapılacaklar listesi" nde hem de "Aylık yapılacaklar listesi" nde vardı bu madde. Ve neden bir taşla 3 kuşa sektirmeyelim?

İkimiz de ayrı ayrı 3.5 kilo eşya taşıyarak gittik ve kurduk çadırımızı.(Para versen taşımam o kadar yükü. Sepetimden Güllüşah bile çıkabilir benim, bence sen de taşıtma) 

Baktık wcler de yakın, yemek yeme yeri de yakın. Olur burası dedik. Önemli olan Wcydi tabi. Gecenin bir körü uyanıp hadi gidelim diye sürüklerim insanı. (Bir de karanlığa bakamam hayal gücümden de korkuyorum. Çövdürecek yer de yok) İlk akşam sahilde yalnızdık iyi ki. Neyse. İlerimizde de Kasımpaşalı bir aile vardı. Çay falan ikram ettiler sağ olsunlar. Meteor yağmuru izle, ateş yak, kitap oku, denizi dinle derken ilk akşamı atlattık. 

23 Eki 2018

Çünkü Aşırı Zekiyim -.-


Selamlar herkese

Ne zamandır yoktum evet. Bu arada ne gibi manyaklıklar yaptığımı tabi ki itiraf edeceğim. Ama öncelikle neden yoktum onu söyleyeyim:

Aşırı zeki, mükemmel, ultra ötesi zeka küpü olduğum için blogun adını unuttum. Evet evet. İnsan maili unutur, hangi telefona kayıt ettiğini unutur ama ben direkt adını unuttum.

Adımı da sevgili Deeptone' un blogunda yaptığım bir yorumdan buldum. (gerçekten haklı sebeplerim var. Konuyu sadece B12 eksikliğiyle bırakmıcam.)

Tamam gülmeyi bıraktıysanız diğer konuya geliyorum. Artık buradayım (bence asıl şimdi ağlamaya başlayabilirsiniz. Çünkü sizi tam 10 çene kuvveti gücünde biri bekliyor)

İtiraf etmem gereken bir şey var:

Gerçekten özlemişim..

26 Tem 2018

Kendi "Gaz Alıcı Micro Adventure" Yöntemim


Bazen diyorum ki terket bu diyarlari. Yap bir delilik. Tak çantani sirtina Yallah düş yollara. Sonra diyorum ki ne yicem ne içcem otobus biletini neyle alicam. Hadi diyorum kenara ayirdim para. Ayda attigim 100 tl beni en fazla bir sehire goturuyor ama geri getirmiyor. Nideeen? Çünkü Ege, Akdeniz guzergahindaki biletler zaten 70 tl falan. Otostop ceksem diyorum, bunun icin yine terminator olmam lazim. Ben de çareyi kendime Micro Adventure denilen liste+yöntemler olusturmakta buldum.